Dolar : Alış : 5.9944 / Satış : 6.0052
Euro : Alış : 6.8267 / Satış : 6.8390
HAVA DURUMU
hava durumu

edremit36°CSıcak

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?

Ana Sayfa » Haberler » Güncel » GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?
20 Mayıs 2018
11.012 defa görüntülendi
GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?

GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?

 

24 Haziran seçimleri startı verildikten sonra 90 yıllık CHP’yi 90 günlük partinin kucağına atan CHP lideri Kılıçaroğlu’nun ve CB adayı gösterdiği İnce’nin selo sevgisinin altında yatan gerçekler öğrenmeye hazırmısınız?

Okyanus ötesi proje, iyi partili Koray Aydın’ın dediği gibi “fetöcülerin desteklediği Akşener” neden selo sevgisiyle siyasi söylemde bulunmakta? Gerçekleri öğrenmeye hazırmısınız?

 

Toplumda %3 karşılığı bile olmayıp bir anda pohpohlanıp yaldızlanan Saadetçi Karaosmanoğlu’nun selo sevgisinin altında yatanla yüzleşmeye hazırmısınız?

 

Bana göre baştan yanlış olan açılım sürecinde, dönemin cumhurbaşkanı Gül’ün “siz kendi açılımınızı yapmazsanız birileri gelir sizi açar” dediği teslimiyet sürecinde, dönemin başbakanı Erdoğan’ın Diyarbakır’da Şivan Perver ile birlikte megri megri okuduğu günlerde, okyanus ötesinin asıl hedefini çok iyi süzen Erdoğan’ın derin politikalarındaki kıymeti anlamaya hazırmısınız?

 

29 Ekim kutlamalarının yasaklandığı süreçte PYD’lilerin Türkiye topraklarından Suriye’ye geçiş talebinin altında yatan asıl tuzağı fark eden Erdoğan’ın, şer odaklı yapılanmanın oyununu nasıl bozduğunu öğrenmeye hazırmısınız?

 

Salih Müslim’in Ankara’ya getirtildiği süreçte izlenen politikanın hangi kumpasları bozduğunu öğrenmeye hazırmısınız?

 

HDP Hakkari eski Milletvekili Abdullah Zeydan, “EĞER PKK TÜRKİYE’Yİ GÜLLER BAHÇESİNE ÇEVİRMEK İSTEMESEYDİ, PKK’NIN ÖYLE BİR GÜCÜ VAR Kİ, SİZİ TÜKÜRÜĞÜYLE BOĞAR” sözlerinin toplumda yarattığı infial ve travmanın hangi boyutlarda olduğunu sanırım hepiniz bilmektesiniz.

Milletvekilliği düşürülen HDP’li Figen Yüksekdağ’ın “SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ KURMA VE YÖNETME” suçlamasıyla yargılandığı davada, Yüksekdağ’ın “BİZLER SIRTIMIZI YPG’YE PYD’YE YASLIYORUZ” sözlerini sarf ederken, sırtını yasladıklarının Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından terör örgütü olarak kabul gördüğünü 17 Mayıs 2018 günkü mahkeme ifadesinde neden saklamaya çalıştığını iyi anlamak lazım.

Aşağıda yere göğe sığdıramadıkları selonun mahkeme ifadelerindeki ikrar ifadeleri okuduğunuzda, nedenini daha iyi anlayacaksınız.

HDP’li Sırrı Süreyya’nın 17 Mart 2013 tarihinde İstanbul’da düzenlenen Nevruz kutlamalarında yaptığı konuşmada “TERÖR ÖRGÜTÜ PROPAGANDASI YAPMA” suçlamasıyla 16 Mart Cuma günü verdiği ifadede “NEVRUZ PİROZ BE. AĞIRLIKLI OLARAK KÜRTLERDE BİR DİRENİŞE DE TEKABÜL EDER, ÖNEMLİDİR” sözleri düşündürücüdür. Süreyya acaba direniş diyerek 6-7 Eylül olaylarını mı kast etmiştir? Çeyrek asırdan fazla süredir, pkk terörü ile verilen onbinlerce insanımızın şehit edilişimidir? Bunların takdirini yüce mahkeme elbette ki yapacaktır. İfadesinde “MURADIMIZ ADALETE SİSTEMİN GÖSTERMEDİĞİ İTİNA VE SAYGIYI GÖSTERMEK. DEMEK Kİ İYİ ANLATAMAMIŞIZ. ÇÜNKÜ MAHKEMELERDE (BU BİR SİYASİ OPERASYONDUR)” sözleri oldukça düşündürücüdür. Mahkemeyi itibarsızlaştırmaya çalışarak, isnat edilen suçlamaları karanlıkta bırakmaktan başka hedefi olmadığı aşikar sözleri, mahkemenin elbette ki dikkatinden kaçmamıştır. Bu sözlerle bağlamlı bir başka ifadesinde, mahkemeleri Erdoğan’dan talimat aldığını hakaret sözleri ile tamamladığı içinde ayrıca Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla da yargılanmaktadır.

Selahattin Demirtaş’ın 27 Aralık 2013 tarihinde yapılan yerel seçim aday tanıtım toplantısında kitle içerisinde bazı kişilerin yasa dışı slogan attığı gerekçesiyle 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet suçu işlenmesi gerekçesiyle açılan davanın Şırnak 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmasında, 29 Eylül 2017 tarihinde Edirne Cezaevinden SEGBİS ile bağlanarak verdiği ifadede mahkemeyi oyalama taktiği ile reddi hakim talebinde bulunması, aslında ortada belgeleriyle isnat edilen suçtan kurtulma girişiminden biri olduğu açıkça görülmektedir. “SEGBİS İLE SAVUNMA YAPMAYI AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE SAVUNMA HAKKIMIN İHLALİ OLARAK GÖRÜYOR VE KABUL ETMİYORUM” sözleri yargılamada kendisine imtiyaz talebinin yuvarlatılmış cümle ifadesidir. Çünkü SEGBİS üzerinden ifade veren tüm mahkumlar aynı uygulama ile ifade vermektedir ve bu sistem AİHM tarafından da uygun görülmüştür.

Demirtaş yargılandığı davada “BİZE DÜŞMAN HUKUKU UYGULAYAMAZSINIZ” sözlerini sarf etmeyi biliyor ama bu ülkenin başına bela olmuş pkk terör örgütünün propogandasını yapmakta beyis duymadığı gibi terör örgütünün elebaşısının heykelini dikeceğiz demeyi de biliyor. Sen bölücü terör örgütünün elebaşısının heykelini dikmeyi siyaset yapmak zannedeceksin ama devletin yargısı seni yargılamaya başlayıp hesap sormaya başlayınca da bize düşman hukuku uygulayamazsınız diyeceksin. Sen ülkenin düşmanının heykelini dikmeyi kafana koyuyorsan mahkemenin de Türk Milleti adına karar verirken senin senin heykelini dikmeyeceğini bilmemeyi öğreneceksin. Çünkü aldığın maaşı Türk Milleti’nin devleti vermekte. Türk Milleti’nin meclisinde siyaset yapma hakkını terör örgütü elebaşısının heykelini dikmek zannetme gafletinde bulunan sensin.

2007’DE HATIRLIYORUM DA, PARLAMENTOYA İLK GİRDİĞİMİZDE BAZI VEKİLLER HAYATINDA İLK DEFA KÜRT GÖRMÜŞ GİBİ DAVRANIYORDU. KİMİ KUYRUĞUNUZ VAR MI YOK MU… 2007’DEN SÖZ EDİYORUM” diyor mahkemede Demirtaş. Oysa bu sözleri de koskocaman yalan. Hem de yalan oğlu yalan. Rahmetli Turgut Özal “BEN DE KÜRDÜM” sözlerinin üzerinden 20 sene geçtikten sonra mahkemede böylesi yalanlara başvurarak, mahkeme heyetini aldatmaktan dahi çekinmeden, mahkeme heyetinin gözlerinin içine baka baka yalan ifade vermesi sizce de mahkemeye karşı yapılmaya çalışılan algı operasyonu değil mi? Bunlar aponun heykelini dikmeyi siyaset, terör örgütlerine sırt dayamayı maharet zanneder ama mahkemeye çıkardıklarında da yalan konuşmayı ibadet zanneder.

Demirtaş mahkemede verdiği ifadede “YARGI HALK İRADESİNE SAYGI DUYMUYOR” sözlerini de sarf etti. Düşünsel mantık hatasını, seçilmişlik zırhının ardında maskeleyerek, mahkeme heyetini etki altına almak için yaptığı algı operasyonuna teslim olmayan mahkeme heyetini kutlamak gerek. Yasalarda seçilmişler suç işleyebilir, suç işlediklerinde yargılanmaktan muaf tutulur diye hüküm olmadığı seçilmişlere de herhangi şekilde imtiyaz tanınmamıştır. Mecliste kürsü dokunulmazlığı söz konusudur. Orada bile devlet aleyhine devlet sırrı ifşası yapamaz, devlet mekanizmalarını zor durumda bırakacak şekilde terör örgütlerini savunamaz.

Demirtaş verdiği mesajlarla doğu ve güneydoğu bölgelerinde, pkk terör destekçilerini sokaklara çağırmış, sivil itaatsizlik tesis edilerek, T.C. Devletinin istikrarsızlaşması için her şey yapılmıştı. Bu çağrı sonrasında her yerde kaos hakim olmuş, Yasin Börü hunharca katledilmiş, bir çok masum zarar görmüştü. Kendi yaptığı çağrıyı bile inkar etmekte mahsur görmeyen Demirtaş, bu olaylara sebep oluşunu da inkar etmiştir ifadesinde.

O dönemde HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Selma Irmak, Nadir Yıldırım, Kamuran Yüksek, Osman Baydemir, Kazım Kurt. Kazım Kurt gibi isimlerle tapelere düşen ve işlendiği iddiasıyla davaya sebep olan suça mesnet tapeleri de sulandırmaya kalkan Demirtaş, yaptığı konuşmaları inkar bile edememiş ama sulandırarak mahkeme heyetini yanıltmayı mübah görmüştür.

“DOKUNULMAZLIK BENİ KORUSUN DİYE VAR” sözlerini mahkemede sarf eden Demirtaş, mahkeme sürecinin ortaya çıkan her delil ile aleyhine sonuçlanacağını idrak etmiş haliyle bu defa da milletvekili dokunulmazlığı zırhının ardına saklanarak, suçtan kurtulmanın yolunu açmaya kalkmıştır. Mahkeme heyetininin aklını karıştırma girişiminden başka bir maksadı olmadığı açıkça görülen bu durum, mahkeme heyetini hiçbir şekilde etkileyememiştir.

KÜRT SORUNU BİR AYRILIK, SINIR, BÖLÜNME SORUNU DEĞİLDİR” diyerek, hakkındaki bölücü terör örgütü savunuculuğu suçlamalarından kurtulmayı amaçlayan Demirtaş’ın, videoda izlediğinizde duyacağınız Kürdistan sözleri, Demirtaş’ın çelişkilerinden sadece biridir. Bu ülkede Kürdistan diye bir bölge, vilayet, kasaba mı vardır da, siyasi sorumsuzlukla böyle bir ifade kullanmıştır Demirtaş?

14 Temmuz 2011 tarihinde yapılan yürüyüş eylemine katılan terör örgütünden, terör örgütünün yaptığı çağrıdan habersiz olduğu mahkemede ifade eden Demirtaş’ın sözlerinin samimiyetsizliğini sanırım anına anladınız. Sırtını terör örgütlerine dayadıklarını itiraf edenlerin terör örgütü elebaşısının heykelini dikeceklerini ifade edenlerin, yürüyüş eylemine katılışları ve yaptıkları çağrıdan habersizdim sözlerinin hiç anlam ifade etmediğini mahkeme heyetince de anında değerlendirilmiştir.

6-8 EKİM KOBANİ OLAYLARI
Amerika’dan dönen Demirtaş’ın çağrısıyla halk sokağa çıkartıldı ve 52 yurttaşımız Demirtaş’ın yaptığı çağrı sonrasında yaşanan olaylarla katledildi. Demirtaş yaptığı çağrıyı bile inkar etmekte.

Olaylara zemin oluşturan gelişme Eylül ayında IŞİD’in Kobani’yi abluka altına alması olmuştu. IŞİD büyük bir askeri güçle, tanklarla toplarla, Musul’dan elde ettiği silahlarla Kobani’nin etrafını kontrol altına almıştı. IŞİD’den kaçan kim varsa buna PYD terör örgütü üyeleri de dahil, hepsi Kobani’de sıkışıp kalmıştı. Bölgenin tamamını kontrolü altına alan IŞİD, Kamışlı sınır kapısının karşısını da kontrolü altına almıştı. Kobani’de yaşayan insanların bir çoğunun akrabası Suruç’ta yaşıyor, bugün El-Bab ve Afrin’e neden girdin diye eleştiren isimler, o günlerde Türk Ordusu Kobani’yi kurtarmalıdır diyerek feryat ediyorlar, Türkiye bu yönde adım atmayınca da, bölücü terör örgütü pkkyı ve uzantıları olan ypg pyd’yi besleyen ABD ve işbirlikçi medyası Türkiye’yi IŞİD’e destek veriyor algısı ile köşeye sıkıştırmanın hesabını yapıyordu.

“Şimdi bizim o dönem, çözüm süreci devam ettiği için hükümetle şöyle bir diyaloğumuz vardı; diyorduk ki, bu IŞİD Kobani’de katliam yaparsa, Türkiye, hükümet buna sessiz kalırsa, bu büyük bir kırılmaya yol açar. Dolayısıyla buna izin vermeyin. Sizler hükümet olarak hem insani yardım konusunda destek sunun, hem de o dönem uluslararası koalisyon IŞİD’e karşı mücadele koalisyonu kurmuş, Türkiye de onun bir parçası, uluslaraarası koalisyonu da IŞİD’e karşı askeri açıdan harekete geçmek için zorlayın” sözleri Demirtaş’ın mahkemede verdiği ifadedeki itiraflarından sadece biridir.

Hani bugün Ak Partiyi PYD’lilerin Kuzey Irak’tan Suriye’ye geçişi ile eleştirenlerin de yine aynı cenahtan volüm yükseltenler olması sizce de garip değil mi?

Türkiye böylesi kirli oyunların devreye konduğu süreçlerde, doğru adımları vaktinde atmayı bilmiştir.

Dün olduğu gibi yarınlarda da ülkemiz doğru adımlar atmaya devam edecektir.

Türkiye’nin yönetimi okyanus ötesine hizmet etmeyi kutsal sayanlara teslim edilemeyecek derecede ehemniyet taşır. Çünkü Türkiye İslam Aleminin son kalesidir. Türkiye bu yüzden entrikalarla kirletilmek istenmekte, dışarıda aleni veya müttefik görünümlü düşmanların, içeride işbirlikçi hainlerin sürekli hedefi olmaktadır. Tek arzuları bulunmaktadır. Parçalanmış, mazlumlara yardım elini uzatamayacak, kaos ile her gün birbirlerini öldüren insanların yaşadığı ülke olması istenmektedir.

Bu hedeflere hizmet etmek isteyenleri her kim ne şekilde olursa olsun, korur, kollar ise, milletin vebali üzerlerinde olacaktır.

Megri Megri ile Erdoğan’ı eleştirenlerin selo için zılgıt atmakta birbirleri ile yarışmasını göremeyen sözde eski ülkücüler, bugün kirli tezgahların ardındakileri görmemeleri imkansızdır. Bu durumda olanların fitneye kendilerin bu derece kaptırmaları sadece vatana ihanet ile ifade edilebilir.

Dünün kendilerine ülkücü diyenleri, sizlere sesleniyorum. Selo diye feryat edenlere verdiğiniz desteğin arkasında çevrilen kirli oyunları, size Demirtaş’ın kendi mahkeme ifadelerinden sunmaya çalıştım.

Şu anda itibaren aponun heykelini dikeceğiz diyenleri, pkk sizi tükürüğü ile boğar diyenleri destekleyenlere vereceğiniz en ufak destek bile sizleri düşmanın askeri yapacaktır. AMA ile başlayacak her cümle bile düşmanın neferi oluşun ikrarıdır.

Milletine ve devletine olan sorumluluğu ile sizlere hdplilerin mahkeme ifadelerinden derlediğim ifadeleri ve gerçekleri aktardım. Bundan sonra ya memleketinizin ESKİ DE OLSA ÜLKÜCÜSÜ OLURSUNUZ ya da SELONUN TÜRKÜCÜSÜ. Karar sizlerin. Gerçekleri Öğrendikten Sonra Yaptıklarınızdan Utanacakmısınız..?

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

111 222

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

HER GÜN ADIM ADIM TÜKENEN CHP

HER GÜN ADIM ADIM TÜKENEN CHPCHP’DEKİ EGEMEN ALEVİ OLUŞUMU İSA GÖK’Ü HARCADI CHP eski milletvekili İsa

DAHA SEÇİLMEDEN ARKADAN GEÇİRİP KAÇMAYA BAŞLADILAR

DAHA SEÇİLMEDEN ARKADAN GEÇİRİP KAÇMAYA BAŞLADILARMHP’den istifa ederek okyanus ötesinin kalemşör tetikçisi Emre Uslu’nun methiyelerine

Necati Kelemençe Basından Neden Bu Kadar Çekiniyor..?

Necati Kelemençe Basından Neden Bu Kadar Çekiniyor..?Edremit Devlet Hastanesi koridorlarına asılan FOTOĞRAF VEYA KAMERA GÖRÜNTÜSÜ

RastgeleSeçilen İçerik

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN