Dolar : Alış : 3.9365 / Satış : 3.9436
Euro : Alış : 4.6677 / Satış : 4.6761
HAVA DURUMU
hava durumu

edremit18°CParçalı Bulutlu

Son Dakika...

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

Dönme Mustafa (Spiro Oldu Mustafa)

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » Dönme Mustafa (Spiro Oldu Mustafa)
27 Kasım 2016
  1. Yüzyılın başlangıcında II.Abdülhamit zamanında Havran’da yaşayan Ortodoks bir aile varmış. Bu aile bugün Havran’ın Kızılay Meydanı çevresinde, o dönemde bulunan Kilise’nin yanındaki bir evde yaşıyormuş.

 

afif-kokdenBu Ortodoks Yunan ailenin eşi olan Maria, Hıristiyan geleneklerine son derece bağlı, Ortodoks inancında radikal denebilecek seviyede inançlıymış. Ancak Spiro ise Hıristiyanlıkla uzaktan yakından bağı olmayan, laf olsun diye Pazar günleri kiliseye giden bir insanmış. Bu Rum Ortodoks aile geçimini çiftçilik yaparak sağlarmış.

 

Spiro ile Maria’nın bir at arabaları varmış. Günlük tarla, bağ, bahçe işlerini bu at arabası ile yaparlarmış. Kendi hallerinde yaşayan Rum Ortodoks aile, çevre halkı tarafından da sevilen bir aileymiş.

 

Bizim Spiro, eşinin tutucu Ortodoks olmasından dolayı, kilisenin ve bahçesinin temizliğini ve bakımını yaparmış. Kilisenin Papazına sürekli yardım edermiş.

 

Hafta içinde bir gün bizim Spiro atını kaybetmiş. Orayı ara, burayı ara, atını bir türlü bulamamış. Havanın kararması ile evine dönerken, yandaki kilisenin bahçesinde kaybettiği atını görüvermiş. Oysa kilisenin her tarafı, bahçe kapısı bile kilitliymiş. Spiro, atının bahçeye nasıl girdiğini anlayamamış ve atı kilisenin bahçesine pislediği için, atını keserler diye korkmuş ve hemen atını dışarı çıkarmış. Bahçe kapısını da hemen kilitlemiş ve oradan atıyla birlikte hemen uzaklaşmış. Fakat bizim Spiro, atının bahçeyi pislediğini o an fark edememiş.

 

Ertesi sabah Papaz kiliseye geldiğinde, kilisenin bahçesinin at pislikleri ile dolu olduğunu görmüş. Etrafına bakınmış, ne at var ortada, ne de başka bir şey. Her yer kapalı ve kilitli. İlk başta anlam verememiş. Düşünmüş bu at pislikleri nasıl oluştu diye. Bir anda aklına Hz.Mesih’in atıyla dünyaya indiğini düşünmüş ve bu düşüncesini etrafındakilerle paylaşmış. Bu dedikodu bir anda her tarafa yayılmış hatta Atina’da bile duyulmuş. Yunanlı Ortodokslar, Hz.Mesih (Hz.İsa) geldi diye bir anda akın akın Havran’daki kiliseye ziyarete gelmeye başlamışlar. Kilisenin papazı Hz Mesih’in atının pisliği diye düşündüğü için, kutsal saymış ve bu pisliği elleri toplayıp kavanozlara saklamış. Olmuş mu bizim malum at pisliği kutsal..? Atina’dan gelen Ortodoks Kilisesi önderleri, kutsal saydıkları atın pisliğini suyla çoğaltarak, kavanoz kavanoz Yunanistan’a kiliselerine götürmüşler. Bunu gören Spiro, ortadaki yanlışlığı düzeltmek için önce eşine durumu anlatmış. Eşi Dindar Ortodoks olduğu için inanmamış. Spiro kendisinin nasıl olduğunu bildiği bir olay olmasına rağmen, eşinin ve diğer insanların inatla at pisliğini kutsal saymalarını akıl erdirememiş. Bu yüzden de mensubu olduğu dinine olan bağı da zayıflamış ve kiliseye gitmemeye başlamış. Kiliseye gitmemesi ve iyiden iyiye Ortodoks inancından uzaklaşması, Spiro’nun eşi Maria ile arasının açılmasına sebep olmuş. Aradan birkaç yıl geçmiş ve Yunan işgali gerçekleşmiş, bölgemizde çatışmalar yaşanır olmuş. Gelen Yunanlılar’ın Müslüman Halka yaptıkları zulüm nedeniyle, Spiro ve eşi Maria bu duruma çok üzülmüşler. Yunan işgali sırasında Spiro ve Maria yaşanan haksızlıklar yüzünden, Müslüman Halka yardımcı olmak için çabalamışlar hatta bu haksızlıklar karşısında Ortodoksluktan çıkıp Müslüman olmaya karar vermişler. Türk Birlikleri savaşı kazanınca, Spiro ve Maria, Rumlarla birlikte gitmeyip, Havran’da yaşamaya devam etmişler. Havran Halkı, savaş sırasında Spiro ve Maria’nın yaptıklarını gördükleri ve İslam’ı seçtikleri için, bu aileye sahip çıkmış. Bizim Spiro olmuş Mustafa, Maria ise olmuş Fatma. Spiro ve Maria Müslümanlığı seçince, dinimizin getirdiği vecibeleri yerine getirmişlerdir.

 

Bu dönemde Spiro ve Maria gibi, yapılan haksızlıklar yüzünden, Müslümanlığı seçmiş binlerce Rum vatandaş, Türkiye’de kalmayı tercih etmiştir.

 

Aradan birkaç yıl geçtikten sonra, bir gün Yunanistan’dan Spiro’nun kardeşi Alexis gelmiş. Bizim halk arasında DÖNME MUSTAFA lakabıyla anılan Spiro, kapıyı çalan kardeşi Alexis’e kapıyı hemen açmamış ve pencereden seslenmiştir. Alexis’e “Ben Müslüman oldum artık. Benim evime Müslüman olmadan giremezsin” demiş. Alexis duruma şaşırmış, kardeşini ikna etmeye çalışmıştır. Bizim DÖNME MUSTAFA, doğru ve hak yolu bulduğunu kardeşine anlatmıştır. Kilisedeki at pisliği olayının nasıl yaşandığını, batıl inançların dini inançlara nasıl çevrildiğini ve bir at pisliğinin nasıl kutsal sayılabildiğini izah etmiştir. Buna rağmen Alexis ikna olmayıp, Yunanistan’a geri dönmüştür.

 

Kıssadan Hisse, iman eksikliği olan kitleler, bazen mucizeler yaşamak ister. Öyle garip olaylar olur ki, aslında izahı çok basittir ama işi kutsallık ile taçlandırma gayreti yüzünden, imanından olur giderler.

 

Ben sizlere Spiro oldu Mustafa’nın hikayesini anlatmaya çalıştım. O dönemki Havranlıların meşhur DÖNME MUSTAFA’sı. Havran Halkı, imanını korumak için mücadele eden Spiro ve Maria’yı bağırlarına basmış, onların hikayelerini hiçbir zaman rencide etmeyip, yaşadıklarını suiistimal etmemişlerdir.

 

Siz siz olun, batıla aldanmayın, imanınızı devamlı güçlü kılacak, Allah sevdasından ve Hz.Muhammed’in yolundan ayrılmayın.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

111 222

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz