Dolar : Alış : 3.9365 / Satış : 3.9436
Euro : Alış : 4.6677 / Satış : 4.6761
HAVA DURUMU
hava durumu

edremit18°CParçalı Bulutlu

Son Dakika...

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

BAŞLIKLARLA FETÖ PDY TERÖR ÖRGÜTÜ

Ana Sayfa » Haberler » Balıkesir » Edremit » BAŞLIKLARLA FETÖ PDY TERÖR ÖRGÜTÜ
14 Şubat 2017
1643 defa görüntülendi
BAŞLIKLARLA FETÖ PDY TERÖR ÖRGÜTÜ

 

NASIL YAPILANDI..?

FETÖ/PDY terör örgütü elebaşısı Fettullah Gülen’in 27 Nisan 1941 doğumlu olduğunu, Erzurum ili Pasinler ilçesi Korucuk köyü nüfusuna kayıtlı olup, babasının Ramiz ve annesinin Rabia olduğunu, 1958 yılından bugüne ülkemizin değişik yerlerinde ve Edremit’te imam ve vaiz olarak görev yaptığını, 1970’li yıllara kadar Yeni Asya Grubu içerisinde yer alan Fetullah GÜLEN bu tarihten sonra İzmir Kestane Pazarı Kuran Kursu’nda görev yaptığı dönemde çevresinde bulunanları dini duyguları istismar ederek örgütünün çekirdek kadrosunu oluşturduğunu, içine sızdığı gruplardan bağımsız hareket etmeye başlayarak faaliyetlerini genelde 18 yaş altı gruplardaki öğrenci ve genç kesim üzerinde yoğunlaştırdığını, teyp/video kasetlerine çekilen vaaz ve konuşmalarıyla, sohbet toplantıları ve özellikle yaz kamplarında görüşlerini ulaştırdığı sempatizan gruplarıyla kendi adı ile anılan örgütünü kurduğunu sanırım herkes öğrenmiştir.

 

FETÖ PDY terör örgütü yapılanmasının aslında temelini Katolik Hıristiyanların bir mezhebinin yapılanmasıyla paralellik gösterdiğini söyleyebiliriz. Cizvitler eğitim ve disiplin noktasında ilham vermiş olabilir. FETÖ PDY elebaşısının Vatikan ve Papa sevgisini de değerlendirecek olursak, bu yapıyı model almalarını yadırgamamak gerek.

 

İSTİHBARAT SERVİSLERİ BAĞI NEDİR..?

Özellikle 1990’lı yılların başından itibaren yurt dışına da yayılmaya başlayan FETÖ PDY örgütü, zaman içerisinde akıllara durgunluk verecek özellikler geliştirerek dünya genelinde 160 ülkede faaliyet gösterir hale gelmekle kalmamış, Amerikan istihbarat örgütü CİA’nin dünya çapında organizasyonlarında taşeron konumuna gelmiştir. Hatta Amerikan istihbarat servisinin web sitesinde dünya çapında işbirliği yaptığını açıkladığı iki kurum FETÖ PDY terör örgütü elebaşısınındır.

 

ALTIN NESİL DEDİKLERİ NASIL KATİL NESİL OLDU..?

FETÖ PDY terör örgütünün daha kuruluş yıllarından itibaren halkın dini duygularını istismar ederek nice masum insanlara “altın nesil” yetiştireceğiz diyerek ‘Himmet’ adı altında topladığı finans ile yurtiçi ve yurt dışında faaliyetlerini geliştirdiği, sözde eğitim kurumları üzerinden kirli örgütün amaç ve ilkeleri doğrultusunda yetiştirdiği öğrencilerini, elde ettiği finans ve siyasi nüfuzunu, örgütsel çıkarları ve ideolojisi kapsamında kullanıp, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tüm organlarını (adalet, ordu, eğitim, bakanlıklardaki kadrolaşma, HSYK, Danıştay, Sayıştay hatta tüm siyasi partilerde önemli mevkiler)  ele geçirerek, buna paralel olarak uluslararası düzeyde son derece etkili siyasi/ekonomik güç haline gelerek, hem devletin ve milletin kaynaklarını sömürmüş, hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi gelenekleri olan büyük bir devletin yönetimini önce hukuk hileleri ile sonrasında TSK içine yıllar içinde sızdırdığı kadrolarıyla darbe yaparak devirmeyi dahi gerçekleştirmeye kalkıştığını herkes öğrenmiş durumda.

 

TEŞKİLATLANMA NASIL GERÇEKLEŞTİ..?

FETÖ PDY terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen olup, yönetim kadrosunu dini argümanları kullanarak yeni yapılandırmalar gerçekleştirecek mollalar, özel kalem, tayin heyeti ve istişare kurulunun yer aldığı, dünya

 

genelinde her kıtada sorumlusunun bulunduğu, her kıta sorumlusuna bağlı ülke sorumlularının olduğu, ülke sorumlularının altında il ve alt yapılanma ilçe sorumlularının bulunduğu, ilçe yapılanmalarının omurgalarını da meslek grupları yapılanmalarıyla teşkilatlanmalarını gerçekleştirdikleri deşifre olan özelliklerinden sadece bazılarıdır.

 

Ülkemizdeki mevcut yasaların sağladığı yasal haklar sayesinde ve de siyasilerin vermiş oldukları geniş hareket etme alanı çerçevesinde legal ve illegal olmak üzere iki farklı yapılanmada teşkilatlandıkları, finans, medya, eğitim, STK ve sağlık kuruluşlarının yasal imkanlar sayesinde rahatça örgütleşme gerçekleştiği, ilçeler, kazalar hatta mahalleler bazında, özel sektör, kamu kurumlarındaki yapılanmaların illegal örgütlenmeyle tesis edildiği, Emniyet, Yargı, MİT, TSK, ve Mülkiye içerisinde mevcut yapılanmaların örgüt için yasa dışı teşkilatlanma şekliyle devletimizi sarmalına aldığı, yaşanan darbe ve sonrasında deşifre edilişlerle ortaya çıkmıştır.

FETÖ PDY terör örgütü yapılanmasındaki zincir, bölge sorumluları, il sorumluları, ilçe sorumluları, mahalle sorumluları ve ışık evleri sorumluları ile dizayn edildiğini, Kamu kurumlarındaki yapılanmanın; Bakanlıklar ve Anadolu’daki teşkilatlanmayla devam ettiği, bununla birlikte üniversitelerde, yerel yönetimlerde ve KİT’lerde son derece ciddi teşkilatlanmaya gidildiği ele geçirilen FETÖ PDY terör örgütü elemanlarının ifadeleriyle anlaşılır olmuştur.

 

Özel sektördeki teşkilatlanmanın ticaret ve meslek gruplarındaki bilhassa sermaye sahiplerine sağlanan imtiyazlar ve devlet ve yerel yönetimlerin kaynaklarını sömürme maksatlı ihalelerin örgüte kazandırılmasıyla geliştirildiği, önceliğin il ve ilçe ticaret yönetimi ele geçirmek olduğu, bu Edremit örneğinde olduğu gibi başarılı olunamadığı anda alternatif paralel ekonomik kurum veya kuruluşların oluşumlarının tesis edilmesiyle devam ettirildiği, hukuk büroları, bilişim firmaları, muhasebe büroları ve bir çok sektörde teşkilatlanmaya gidildiği görülmüştür.

FETÖ PDY terör örgütün İl düzeyindeki hiyerarşik yapılanmasının ise bölge imamına bağlı olmak üzere sırasıyla il imamı, ilçe imamı semt imamı, mahalle imamı, ev imamı, ser rehberler, belletmenler, öğrenciler ve örgüt mensuplarından oluştuğu görülmekle beraber, devlete bağlı kurumlara yönelik sözde imamlar atanarak (örneğin adliye imamı gibi) devlet içindeki yapılanmaya ivme kazandırmayı yıllarca sürdürmüşlerdir.

 

FETÖ PDY terör örgütü 1970’li yıllardan beri uyguladığı teşkilatlanma sürecinde izlediği stratejiler, sahada uyguladığı taktik ve hamleler doğru analiz edildiğinde; zaman içinde değişken şartlar nedeniyle farklı yöntemler uygulansa da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, organlarını tümüyle ele geçirme gayesinden başka bir hedefi olmadığı aşikardır.

 

Bugüne kadar her türlü destek aldığı tabandaki insanların inançlarını sömürerek insan ve mali kaynak temin etmiş ve yapılanmasını tesis etmiştir.

Örgüte kazandırılacak yeni öğrencileri ve gençleri köy ve mahallelerden sözde “abi”ler ile belirlemiş, bu süreçte de bilhassa bilgi sorgulama becerisi olmayan gençler alınmış, örgüt yapılanmasında son derece aktif rolü olan vakıf, ışık evleri, okul ve dershaneleri sayesinde ideolojisini hem yaymış hem de sözde altın nesil yetiştiriyoruz deyip, devletine ve milletine bomba atan, kurşun sıkan bir neslin yetişmesinin zemini hazırlanmıştır.

 

DEVLET YAPISINI NEDEN ELE GEÇİRMEYİ PLANLADILAR..?

Devlet kadrolarını yarınlarda tamamen bertaraf etmeyi ilke edinmiş paralel yapılanma ile sinsice siyasi partilere sızmış, mülkiye, adliye, maliye, TSK, emniyet ve Milli Eğitim’de devletin neredeyse tüm kadrolarını ele geçirmiştir.

 

Okul, dershane, yurt, ışık evleri, abi ve abla evleri, tertemiz gençlerin beyinlerinin yıkandığı, sorgulama maharetinden uzak, sadece güdülebilen sürüleştirilmiş kitleler oluşturan fabrikalara dönüşmüş hatta insanın kobaylaştırıldığı devasa laboratuarlara dönüşmüştür.

Cizvitlerin yapılanmasını yol haritası yaptığı anlaşılan terör örgütünün devlet kadrolarına sızma süreci en sonunda devleti ele geçirme noktasına geldikten sonra, kendi çıkarlarına ters düşen güç, odak, kişi, makam ne varsa hepsini bir bir bertaraf ederek, devleti komple ele geçirmeyi planlamalarının sebebi, bu terör örgütünün okyanus ötesinden güdülen bir yapı olmasından dolayıdır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti hiçbir zaman güçlenmemesi gereken, Siyonizm ve Emperyalizmin Ortadoğuda menfaatlerinin korunması için sürekli kaoslarla yaşamaya alışması gereken Türkiye’yi zayıf düşürmekle görevlendirilmiştir.

 

İBLİSİN ORDUSUNUN HİZMETKARLARI

CİA projesi olarak ortaya atılan aslında dünyayı yöneten paranın sahiplerinin son projesi olan YENİ DÜNYA DÜZENİ projesinin alt operasyonlarından olan ve güdülü basından “DİNLER ARASI DİYALOG” masalıyla servis edilen, Yahudi ve Hıristiyan inancında MOG-MAGOG olarak dinimizde ise YECÜC-MECÜC olarak bilinen, özü TANRIYI KIYAMETE ZORLAMAK olan Evangelic anlayışın, tüm dinlerce beklenen KIYAMET SAVAŞI’nda (ARMAGEDON) savaşında beklenen HZ MEHDİ’nin zaferine engel olabilmek adına İBLİSİN ORDUSUNA HİZMETKARLIK görevi üstlenen bu örgüt, elebaşısının sözde vaazlarında Türk Milletini yecüc-mecüc olarak tanımlaması boş yere değildir.

 

İslam inancında amentüyü terk ettiren, yüce peygamberimiz Hz Muhammed (SAV)’ı söylemlerinde kendi mantığınca devre dışı bırakan bu iblis uşağı, bugüne kadar tesis ettiği yapılanmayla hem ülkemizin hem de dünyadaki tüm Müslümanların başına bela olmuştur.

 

Sözde diyalog girişimleri ile Hz İsa’yı çoktan kaderine terk etmiş ve tesis edilmiş papalık makamıyla tesis edilen ruhanilik makamlarında papayla elele gezmelerin arkasında GİZLİ KARDİNALLİK iddialarının bile öne sürülmesi hatta şiddetle savunulması boş yere değildir.

 

Vatikan’da kendisini din temsilcisi gibi ağırlayanların örtülü hedeflerini görmemek için çok saf olmak gerekir. Doğru düşünen aklın şu soruyu sorması gerekmez mi..? Ortaokul diploması bile olmayan bir meczup neden bu kadar önem taşımaktadır ki, Vatikan Sarayında din temsilcisi gibi ağırlanmıştır..? Maksadı ayan beyan ortada olan bu yaklaşımların arkasında tek bir maksat vardır; o maksat da İslam’ın son kalesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yıkılmasıdır. Bunu tankla, topla, uçakla, füzeyle başaramayacağını anlayanlar, milletimizin dini duygularını hedef almış, FETÖ PDY elebaşısı gibi meczuplarla saldırılarını gerçekleştirmişlerdir. Vatikan’da kendi kafalarına göre ruhban sınıfı oluşturmuş olanların dahi aslında kuklacının parmaklarında oynaşan kuklalar olduklarını göremezsek, büyük oyunu idrak edemeyiz.

 

DEVLETİ SÖMÜREBİLMEK İÇİN ELE GEÇİRMEK ZORUNDAYDILAR

FETÖ PDY terör örgütü için devletin her organına sirayet etmek, ele geçirmek çok önemliydi. Bunun için her yol mubah sayılarak hareket edildi ve KPSS, ÖSYS, TEOG vb. sınavların soruları dahi çalındı. Kendi elemanlarını başarılı göstererek devletin organlarına yerleşmekle kalmamış, bu yerleşmeler sayesinde devlet yönetimi adım adım ellerine geçmiş, bununla birlikte son derece ciddi ekonomik girdiler kazanmıştır.

 

KANUNSUZLUĞU HUKUK SAYDILAR

Ergenekon, Balyoz, Ayışığı hatta Devrimci Karargah Örgütü operasyonları gibi kamuoyu gündemine gelmiş bir çok operasyonda sahte belgelerle deliller üretmiş, bu deliller ile kendi projelerini hayata geçirmelerine mani olabilecek kim varsa suçlu ilan edip hapislere atmışlardır. Böylelikle devleti ele geçirme planlarına engel olabilecek herkesi bertaraf etmişler, tasfiye ettikleri kadrolardaki görevlilerin yerine de kendi yetiştirdiklerini görevlendirmişlerdir.

 

FETÖ PDY terör örgütü elebaşısı meczubun yıllar içinde sözde vaazlarında geçen bazı söylemleri şunlardır ki, dikkatlice okunup manası anlaşıldığında, ne kadar tehlikeli olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

 

Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın

 

Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin

 

Türkiye’deki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım, erken sayılır

 

Adliye, mülkiye veya başka hayati bir müessesede bizim arkadaşlarımızın mevcudiyeti öyle ferdi mevcudiyetler şeklinde ele alınıp değerlendirilmemelidir. Yani bunlar gelecek adına bizim o ünitelerde garantimizdir. Bir ölçüde onlar bizim varlığımızın teminatıdır

 

Arkadaşlarımız o sahada kabiliyetlerini geliştirmeli, müktesebatlarını geliştirmeli esas ve zannediyorum iki yanlı olmaları itibariyle de sergileyecekleri performansta da daima takdir toplayacaklardır. Yani bu bizim cepheyi öğrenmeleri lazım arkadaşların. Yani bizim hukuk sistemimizi didik didik etmelidirler, biz bir taraftan çalışıp onların istifade edecekleri şekle getirmeliyiz, onu öyle formüle etmeliyiz, öyle tertip ve temkide tabi tutmalıyız.”

 

Allah’ın Resulü kuvvet dengesinin olmadığı bir yerde ortaya atılmasının hezimet ve mağlubiyetle neticeleneceğini herkesten iyi değerlendirdi ve bu sebeple de stratejisini hep temkin ve tedbirle örgütledi. Denge gözetilmediğinde hezimet ve mağlubiyetin kaçınılmaz olduğu şartlarda kahramanlık gösterisi ihanettir.”

 

Yani siz hakim değilsiniz başka kuvvetler var. Bu ülkede değişik kuvvetleri hesap edecek dengeli, dikkatli, tedbirli, temkinli yürümekte yarar var ki geriye adım atmayalım… yani her şey bir oyundur. Kungfu gibi oyun, tekvando gibi bir oyun, judo gibi bir oyun her zaman insan hasmını yenmesi öyle yumruk vurup yere sermesi gibi bir şey değildir, Bazen hasımdan kaçmak, bile çok önemli bir manevra  (kesinti var) çok iyi bilecek, çok iyi planlayacak ona göre yürüyeceksiniz.  Kuvvet dengesi, olmadığı bir yerde kuvvete başvurmayacaksınız, teknik, taktik, yerine sizin kalbiniz önemlidir.”

 

Ben yine kuvvet dengesinin olmadığı için şahsen o yol yerine kendi düşüncemi yayma, kendi düşünce sistemim adına varlığı her tarafı fethetme,  ele geçirme yolunu şahsen tercih ederim.”

 

Zaman henüz uygun değil. Bütün dünyayı omuzlayıp taşıyabileceğimiz zamana dek, tamam olacağınız ve koşulların uygun olacağı zamana dek beklemelisiniz! Bilhassa, haber alma hususunda her zaman hasım cephenin çok önünde olunmalıdır.”

 

Toplumun büyük kesimlerine, büyük kısımlarına, bu duygu ve düşünceyle ulaşma açısından, belli bir noktaya, belli bir kıvama gelecekleri ana kadar, bu şekilde hizmet etmeleri şart, zaruri, lüzumlu……yanlışı telafi edemeyiz.”

 

Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”

50’li yıllardan bu yana tam 40-45 yıl geçmiştir. O dönemde, 10 yaşında olanlar, şayet mevsimi geldiğinde üniversite okusalardı, şimdi zirvelerde ya da zirveleri zorlayan konumlarda olacaklardı. 20 yaşında olanlar 60-65 yaşında olacaklardı ki bu da onların başbakanlar, reis-i cumhurlar seviyesinde en olgun dönemlerini yaşıyor olmaları demekti.”

 

Her yerde hususen geri kalmış yerlerde mafyanın ağzına azıcık bal sürülebilir.”

 

Bize ‘Orta Asya’ya açılın’ diyen sağ ABD Cumhuriyetçileri kaybetti. Yeni iktidarla Türkiye yalnız kaldı.”

 

Yüzlerce arkadaşlar, yüzlerce diyorum tabi. Türkiye’nin içinde binlerce yurt dışında burs veriyorlar. Amerika’da otuz küsur değişik üniversitelerde kariyer yapıyorlar. Kariyerin yapılmasının yanında kariyer yapmanın yanında da aynı zamanda bu arkadaşlarımız orada hizmet yapıyorlar ve bu iki üç senelik ömrü olan bir şey. Daha öncede vardı üç beş arkadaş ama fakat bunlar Allah’a çok şükür organize edildi. HİMMETLER belli bir noktada…(kesinti) edildi. Ve şimdi orada çok iyi güdülüyorlar Allah’ın İnayet ve keremiyle her sene de besleniyorlar. İngiltere’den Almanya’ya oradan Avustralya’ya oradan Amerika’ya kadar her yerde kariyer yapan arkadaşlarımız besleniyorlar. Ve bu arkadaşlar bizim gayeyi hayalimize göre gelecekte o dünyalarda ki üniversitelerde ki bizim tebliğcilerimiz olacaklar. Türkiye’ye döndükleri zaman da burada el üstünde üniversitelerde ki HOCALARIM olacaklar.”

Bugün gelinen noktada FETÖ PDY terör örgütünün yuları kimin elinde diye sorulduğu anda okyanus ötesinde cevabı herkesçe verilebilmektedir. CİA’nin güdümündeki bu taşeron yapılanma, ülke kaynaklarımızı, ülkemiz insanını sömürme üzerine kurduğu tüm planları 15 temmuz gecesi suya düşürülmüştür.

 

FETÖ PDY’NİN KANDİL’İ EDREMİT

İlimiz Balıkesir FETÖ PDY terör örgütünün neredeyse ana merkezi konumundadır. İlimiz bilhassa Edremit merkezli yapılanmasının devasa boyutu her gün daha da anlaşılmaktadır. Birbiri ardına gerçekleştirilen operasyonlarla tüm yapı çökertilme sürecindedir. Edremit’teki ekonomi ve eğitim ayağı ciddi önem taşımaktadır. Ekonomi ayağı önemli ölçüde çökertilirken eğitim ayağında hala eksik kalan noktalar olduğu halk arasında konuşulan konudur. Ekonomi ayağında da herkesçe bilinen odakların halen işlem görmediğini düşünen insanlar bulunmaktadır.

Bugün Edremit Halkı FETÖ PDY operasyonlarından dolayı kendilerini güvende hissetmeye başlasa da, halen tamamlanmamış parçalar nedeniyle bütün fotoğrafın ortaya çıkmadığı da halk arasında konuşulan konudur.

 

FETÖ PDY terör örgütünün tüm manevralarını gerçekleştirmek için topladığı himmet paralarının vaktiyle nasıl toplandığını, kurban derilerinin ve kurban bağışlarının nasıl himmet havuzuna aktarıldığını, kendilerinden olmayan işadamlarına vaktiyle Emniyet içindeki FETÖCÜ POLİSLER ile baskı kurularak “PARANIZI BİZİM BANKAYA (BANKA ASYA) YATIRIN” söylemleriyle vatandaş üzerinde baskı kurulduğunu iyi kötü herkes bilmektedir lakin bunu herkes yaşadığı endişeler nedeniyle dile getirememektedir. Bundan 2-3 sene öncesinde Edremit 2.Asliye Ceza Mahkemesi kayıtlarına bu konuların bir kısmı yargılandığım bir davada kayda girmiştir. Ancak o dönem iktidar ile fetö arasındaki kapışma bu boyutta olmadığı için netice alınamamıştır.

 

SONUÇ

Bugün FETÖ PDY mücadelesinde halkımızın hala kendilerini tam anlamıyla güvende hissedememelerinin sebebi, operasyonların siyasi ayağının yapılamamış olmasındandır. Siyasi ayağına operasyon süreci ne kadar gecikirse, halk arasında oluşan güvensizlik her geçen gün daha da artacaktır.

 

Bu noktaya bir örnek verecek olursak eğer; bölücü terör örgütü pkk üyesi olduğu için görevine devam ettirilen bir belediye başkan yardımcısı, bir müdür, bir öğretmen bulunmazken, darbe sonrasında çıkartılan ilk KHK ile FETÖ PDY ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılan ve sonrasında TBMM’de yasalaşan uygulama neticesinde faaliyetleri kesin olarak engellenen dernek üyelerinin, siyasi hatırlarla görevlerine bir bir iade edilmesi, halk arasında mücadeleye olan inancı sarsmıştır. Üstelik görevlerine dönenlerin geçmişteki etkinlikleri deşifre olmasına rağmen görevlerine iade edilmeleri, toplum tarafında hoş karşılanmamıştır.

Her ne kadar yukarılardan sızdırılan bilgilere göre siyasi ayağa yapılacak operasyonların referandum sonrasına bırakıldığına dair çıkartılan söylentiler, halkı rahatlatmak için sızdırılmış gibi görünse de, siyasette bir saatin bile çok uzun süre sayıldığı ülkemizde, siyasi dengelerin herhangi şekilde değişmesi durumunda çok daha büyük tehlikelerin ülkemizi beklediğini değerlendirmek karamsarlık olmayacaktır.

 

Tüm bu nedenlerden dolayı FETÖ PDY terör örgütü ile mücadelede daha etkin mücadele edilebilmesi için toplumun tüm fertlerinin desteğine ihtiyacı bulunmaktadır. Her ferdin bildiği veya şüphelendiği her durumu devletin ilgili kurumlarına bildirmesi gerekmektedir. Mücadeleyi veren adliye ve kolluk birimlerimize herkesin yardımcı olması zaruridir. Gösterilecek en ufak merhametin nasıl ihanete dönüştüğünü 15 temmuz gecesinde hep birlikte yaşadık. Allah devletimize ve milletimize bir daha böyle olaylar yaşatmasın inşallah.

İlgili Terimler : , , ,

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

111 222

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

ERDAL ÖNDER 2019’A BUGÜNDEN DAMGASINI VURDU..?

ERDAL ÖNDER 2019’A BUGÜNDEN DAMGASINI VURDU..?Ak Parti Havran İlçe Başkanı Erdal Önder akşam saatlerinde facebook sayfasından

SAYIN VALİM BU İŞTE BİR GARİPLİK YOK MU..?

SAYIN VALİM BU İŞTE BİR GARİPLİK YOK MU..?FETÖ PDY Operasyonları ile yüce devletimizin tutukladığı BAÜ Rektörü Mahir

EDREMİT’TE SU PATLAĞINA BASKİ’DEN ÇÖZÜM BEKLENİYOR

EDREMİT’TE SU PATLAĞINA BASKİ’DEN ÇÖZÜM BEKLENİYOREdremit ilçesi Camivasat Mahallesi 28.Sokak içinde meydana gelen su patlağına

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN