Dolar : Alış : 3.9365 / Satış : 3.9436
Euro : Alış : 4.6677 / Satış : 4.6761
HAVA DURUMU
hava durumu

edremit18°CParçalı Bulutlu

Son Dakika...

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

AYNI TANRI’NIN ÇOCUKLARI

Ana Sayfa » Köşe Yazarları » AYNI TANRI’NIN ÇOCUKLARI
22 Mayıs 2017

Bazen gece yarısı usulca, bazen sabah yeni gün umutla doğarken, bazen zifiri karanlıkta, bazen halay geçerken, bazen bir düğün sonrasında, bazen bir yolculuk sırasında lakin hep vatan sevdasıyla geliyor gencecik bedenlerine ecel.

Ama hep haince geliyor. Neden öldüklerini anlayamadan düşünecek vakit bulamadan teslim ediyorlar canlarını vatan uğruna. Canlar yanıyor. Ağıtlar yakılıyor. Bir ülkenin ciğeri yanıyor. En çok gencecik fidanların anaları yanıyor kor ateşlerde. Bir de kundakta kalan bebeciklerin ağlamaları kalıyor kulaklarda.

Benim çocukluğum Körfezde geçti. Edremit’te doğdum büyüdüm. Okulum gereği İzmir’de oldum. Eskişehir’de yaşadım uzun yıllar. Sonra İstanbul’da yaşadım. İşim gereği tüm Türkiye’yi gezdim. Bunları hayat hikâyemi anlatmak için yazmıyorum. Diyeceğim o ki il il ilçe ilçe gezdim dolaştım tanıdım ülkemi. Gittiğim hiçbir yerde Laz mısın Çerkez misin Roman mısın Kürt müsün demedi kimse bana. Evlerini sofralarını açtılar. Yüreklerinde misafir ettiler.

Hele doğuda İstanbul’dan geldim diye değil en çok misafire kıymet verdikleri için en güzel şekilde ağırladılar. Oraya hizmete yolladıklarımız size emanetimiz misafiriniz değil mi şimdi? Ya da depremden sonra memleketlerini bırakıp gelenler bize emanet değiller mi?

Yoktu benim çocukluğumda okullara saldıranlar. Çocukları hedef alanlar. Minicik bedenlerin arkasına sığınanlar. Biz bilmezdik komşumuz Karadenizli mi güneydoğulu mu şarklı mı batılı mı? Çünkü ilgilendirmezdi. Biz çocukken siz biz onlar sizden bizden yoktu. Komşu komşuydu.

Doğunun hikayelerini “Şark Hizmetini” yapmış gelmiş asker çocuklarından dinlerdik. Çoğunu 2 – 3 yıl sonra okulun son günü uğurlardık ağlaya ağlaya. Vefalılar kart atardı bütün sınıfa. Sonra bir sabah öğretmenimiz ağlayarak geldi okula. Bir arkadaşımızın subay olan babası öldürülmüştü. Hem de hain bir pusuda acımasızca. O gözyaşı ile başlayan bu haberler bitmedi senelerdir. Ne kan durdu ne gözyaşı. Ölen öldüğü ile kaldı analar acıları içinde yandı. 30 yıl önce, 30 yıl içinde öksüz-yetim kalanlar büyüdüler büyüyorlar. Hala neyi paylaşamadığımızı neden paylaşamadığımızı anlayamadan. Hangi oyunlara, hangi projelere hizmet ettiğimizi çözemeden.

Oysa hepimiz aynı tanrının çocuklarıyız…
Türkiye coğrafyasının TÜRK insanlarıyız…

Söze son noktayı Sezen AKSU ile koyalım.

TANRI’NIN GÖZYAŞLARI
Bu korkunç kuraklık
Boynu bükük buğday başakları
Bu çorak toprak, bu susuzluk
Tanrı’nın kuruyan gözyaşları

Bebeler ergen doğuyor
Ninniler kahramanlık masalları
Yaşayanlar bu kanlı haritada
Taşırken iki büklüm onca yası

Bir büyük gözaltı hayatımız
Ölü çocuklar coğrafyasında
Kayıplar destanı hikayemiz
Melekler anaların dilsiz yasında

Bu bir bataklık
Yutuyor körpe tomurcukları
Dört kitap yazıyor
Eşittir Tanrı’nın çocukları

Her insan meyillidir ihanete, cinayete
Her insan merhametli ve zalimdir
Bir yandan gücün suç ortaklığında
Bir yandan sızlar vicdan, ilahi bir takiptir

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

111 222

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Alev Baki

Alev Baki

Son Yazıları

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN