Dolar : Alış : 4.8357 / Satış : 4.8444
Euro : Alış : 5.6599 / Satış : 5.6701
HAVA DURUMU
hava durumu

edremit36°CSıcak

Son Dakika...

Üyelik İşlemleri Yeni Üyelik / Giriş Yap

HER GÜN ADIM ADIM TÜKENEN CHP

Ana Sayfa » Haberler » Balıkesir » HER GÜN ADIM ADIM TÜKENEN CHP
23 Haziran 2018
1509 defa görüntülendi
HER GÜN ADIM ADIM TÜKENEN CHP

CHP’DEKİ EGEMEN ALEVİ OLUŞUMU İSA GÖK’Ü HARCADI

CHP eski milletvekili İsa Gök; “Ben Kılıçdaroğlu’na karşıyım. Bunun, onun farklı kimliğiyle alakası yok. CHP AK Partilileştirildiği, Kılıçdaroğlu demokrat ve solcu olmadığı, sosyal demokrat görmediğim için karşıyım” demekle kalmamış, “CHP şu anda genel merkezin verdiği talimatla tek bir etnik temele ve tek bir mezhebe dayanarak yeniden oluşturuluyor” dediği için de bir anda CHP üst yönetimini ele geçirmiş ekibin yönlendirmesiyle Alevi düşmanı bile ilan edilmişti.

İSA GÖK’ÜN FETÖ PDY TESPİTLERİNE KULAK ASTILAR

İsa Gök FETÖ PDY’nin adli mekanizmalardaki gücüne de dikkat çeken şu sözlerle gündeme gelmişti; “Şu anda tutuklu olan bütün arkadaşlar o dönemde şüpheli idi. Hiç biri suçunun ne olduğunu bilmiyordu. Çünkü ortada suç yok. Balyoz davasında ise tüm deliller sahtedir. Bu durumda mahkeme kesin hüküm verse bile sahte delilerle hüküm verildiği için yok sayılarak tekrar yargılama yolu açılacaktır. Suçsuzlukları ispat edilince de tahliye yolu açılacaktır. Hanefi Avcı’nın solculukla hiçbir ilgisinin olmamasına rağmen, sol örgüt üyesi olmaktan yargılanmasının bu örgütün ‘Biz istersek her şeyi yaparız’ demek istemesinden kaynaklanıyor. Türkiye gerçekleri bulacaktır“.

ATATÜRK’Ü TERK EDEN CHP GERÇEĞİ

CHP, Baykal’ın FETÖ kumpası kaset vakası ile bertaraf edildiği günden sonra Atatürkçü çizgiyi ve karakterini kaybetmiştir. Her ne kadar kendilerini Atatürkçü diye lanse etmeye kalksalar da, CHP tabanı bile CHP yönetiminin Atatürk çizgisinden çoktan çıktığını görmektedir.

 

CHP’DE DEMOKRASİ DİLENEN İSA GÖK

CHP Kurultayında İsa Gök’ün, kurultay için yeter sayı yok itirazı ile vermek istediği dilekçe bile engellendiği anda, İsa Gök’ün “nerede demokrasi” sözleri sanırım bugüne nasıl gelindiğini anlatmaya yetecektir. İsa Gök dilekçesinin kabul edilmemesi, CHP demokrasisinin geldiği noktayı ifade için yeterlidir sanırım.

 

KILIÇDAROĞLU DİKTATÖRLÜĞÜNE YELKEN AÇAN CHP

İsa Gök’ün hazirun cetvellerine itiraz edip, kurultayın başlatılmasına karşı çıkması, bunun üzerinde da salondan çıkarılması ise Kılıçdaroğlu diktatoryal sürecinin başladığı ilk gün olarak CHP siyasi tarihine geçmiştir.

 

CHP DEMOKRASİSİNİN SINIFTA KALDIĞI GÜN

Her fırsatta “Türkiye’de basın özgürlüğü yok, basına baskı yapılıyor” söylemlerinde bulunan CHP’lilerin seçimlere yönelik ilk vaadi akıllara durgunluk vermişti. Haziran seçimleri sürecinde CHP milletvekili Gürsel Tekin “8-9 Haziran’da ilk işimiz gazetelere el koyacağız” sözleriyle, parti içindeki demokrasi anlayışın diktatörlük zihniyetine dönüşmesinin ilk yansımasını bu açıklamayla daha da yukarılara taşımıştı.

ATATÜRK’Ü SOYKIRIMCI YAPMANIN VAKTİNİ BEKLEYEN KILIÇDAROĞLU

CHP eski milletvekili Hüseyin Aygün’ün ulusal bir gazeteye verdiği röportajda “Dersim soykırım olarak kabul edilmelidir” sözleri sonrasında, Kılıçdaroğlu’nun gazetecinin Aygün’ün açıklamaları hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna; “vakti değildi” sözleriyle Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanının, Atatürk’ü soykırımcı ilan etmenin vaktini kolladığı gerçeğini ortaya koymuştur.

Hüseyin Aygün’ün güvenlik güçlerimizle girdiği çatışmada öldürülen pkk’lı teröristin cenazesinde taziye ziyaretinde bulunması, CHP tabanında rahatsızlık yaratsa da, Kılıçdaroğlu’nda rahatsızlık yaratmadığı sonraki süreçte görüldü.

ÇARK BÜLBÜLÜ MİSALİ SİYASET

CHP içinde siyaset yapan, Kılıçdaroğlu’nun karşısına kurultayda aday çıkabilmek için bile Kılıçdaroğlu’nun lütfu ile aday olabilen Muharrem İnce’nin, 6-7 Ekim olaylarında, halkı sokağa çağıran HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ı bölücülükle itham edip, provokasyon yapmakla suçlayan İnce’nin, 24 haziran seçimleri sürecinde çark bülbülü kesilip “Demirtaş’ın suçu ne? Neden tutuklu? Özgür bırakılmalı sözleri” CHP siyasetinin dün söylediklerini inkar edenlerle dolu olduğunun göstergelerinden sadece biridir. Maksat ABD ve AB istiyor diye, maksat FETÖ ve PKK istiyor diye Erdoğan’ın devrilmesi için her şeyin mübah görüldüğü zeminde, çark bülbülü kesilmek de sıradan siyasete dönüşmüştür CHP zihniyetinde.

Kurultay konuşmasında “CHP genel başkanı, doğal cumhurbaşkanı adayı olmalı” sözlerini sarf eden Muharrem İnce’nin, 24 haziran seçim sürecinde söylediği sözleri tekzip edercesine, “siz parlamenter sistemi savundunuz, partili cumhurbaşkanı olamaz demiştiniz, ben de size katılmıştım” diyerek dün eleştirdiği Kılıçdaroğlu’na seçim sürecinde şirinlik gösterisi yapması, Türk Milletinde şaşkınlık yaratmadı. Çünkü CHP demek çark bülbülü siyaseti mübah görmektir.

 

EREN ERDEM’İN FETÖ İTİRAFLARI

Telefonla katıldığı bir televizyon programına FETÖ’den servis edildiği ortaya çıkan belgeler sebebiyle hakkında yurt dışına çıkış yasağı konması konusunda açıklamalarda bulunan CHP milletvekili Eren Erdem, kendisi hakkında FETÖ’ye yardım etme suçlamasıyla soruşturma açıldığını, soruşturmaya neden olarak da MİT tırları tutanaklarının kendisinde olması ve bununla ilgili attığı twitler ve Zaman Gazetesine gitmek olduğunu öğrendiğini, Zaman Gazetesine CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun CHP medya komisyon başkanı Enis Berberoğlu’na verdiği talimatla gittiğini, MİT tırları tutanaklarını da CHP genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan’dan temin ettiğini ifade ederek, FETÖ PDY ile olan bağlantıların nasıl cereyan ettiğini itiraf etmiştir.

 

CHP’NİN PKK HDP İŞBİRLİĞİ

CHP’nin 24 haziran seçimleri süreciyle birlikte HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’a özgürlük isterken, Demirtaş’ın “başkan aponun heykelini dikeceğiz” sözlerini duymazdan gelmesi, kesinlikle demokrasi için değil, PKK’nın siyasal temsilcisi gibi siyaset izleyen HDP’nin güneydoğudan çıkarması hedeflenen 70-80 vekili çıkartması ve Erdoğan ve Ak Parti’nin güç kaybetmesi içindir. Erdoğan ve Ak Parti’yi zayıf düşürme maksatlı siyasi hırs ile terör örgütü elebaşısının heykelini dikeceklerini söyleyenlere özgürlük talep etmek, terör övücüleri korumaya girer mi bilemem ama devletin cumhuriyet savcıları eminim ki süreci yakından takip ediyordur.

“İT SÜRÜLERİ” DİYEN SIRRI SAKIK’A TEK BİR CHP’Lİ İTİRAZ EDEMEDİ

HDP milletvekili Sırrı Sakık’ın Mustafa Kemal’in Askerleriyiz sloganı atan CHP’li Atatürkçüler için ”it sürüleri” sözlerini sarf etmesine rağmen, tek bir CHP’li siyasinin bu sözlere tepki göstermemesi, itiraz bile edememesi, toplumda infial ile karşılanırken, 24 haziran seçim çalışmaları sürecinde HDP’li Demirtaş’a özgürlük talep eden CHP adayı Muharrem İnce’nin Sakık’ın bu sözlerine karşılık vermeye bile cesaret gösterememesi dikkatlerden kaçmamakta. Diyarbakır mitingi yapan İnce’nin konuşma yaptığı miting alanında” başkan selo” sloganları atılması da, CHP’nin PKK ve HDP işbirliği noktasında endişeri artırdı.

YAKANLARIN BAŞI DEDİKLERİYLE YANYANA GELDİLER

1993 Madımak olaylarını tahrik ettiği öne sürülen dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun, bugün Saadet Partisi genel başkanı sıfatıyla ortalıkta dolaşması, Erdoğan’ı devirme görevinde dün din düşmanı CHP dediği parti ile kucak kucağa olması kimsenin dikkatinden kaçmamakta. Daha düne kadar CHP’li siyasilerin, Sivas halkını kışkırtığını, olayların başlamasına sebep olduğunu iddia ettiği, hatta olaylar esnasında halkı sakinleştirmek için güya konuşma yaparken, CHP’ye yakın basında Temel Karamollaoğlu’nun halka “gazanız mübarek olsun” dediği iddia edilmesine ve Madımak’ta yakılan insanların yıllarca acıtasyonu ile siyaset icra eden CHP yönetiminin, bugün yakanların başı dedikleri Karamollaoğlu ile yan yana gelmesi, CHP zihniyetinin samimiyetsizliğinin göstergesidir. Unutmayacağız, unutturmayacağız diyen Alevi dernekleri bugün hangi siyasi beka ile her defasında magduriyet senaryosu yazdıkları Madımak olayları için bugün susmayı neden yeğlemektedirler? CHP üst yönetimini ele geçiren Alevi kökenli siyasi kadrolar, bugün neden Karamollaoğlu ile kucak kucağa olmuştur?

EREN ERDEM’İN ATTIĞI O TWİT UNUTULMADI

CHP milletvekili Eren Erdem’in Türk Milleti’nin vergileri ile aldığı maaşla, T.C. Devleti’nin milletvekili sıfatı taşıyarak atmış olduğu twit bile, CHP zihniyetinin ülkesine nasıl düşman insanları barındırdığını göstermeye yeter de artar.

ÜLKEMİZE KARŞI EL-BAB VE AFRİN’DE SAVAŞAN PKK’NIN SURİYE UZANTISI PYD İÇİN TERMR ÖRGÜTÜ DİYEMEYEN KILIÇDAROĞLU GERÇEĞİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, PKK’nın siyasal temsilcisi gibi politika izleyen HDP ağzı ile konuşmaya devam ediyor. PYD terör örgütü için bir türlü terör örgütüdür diyemeyen Kılıçdaroğlu’nun, ülkemizin güneydoğusunda kazdıkları hendeklerde, akıttıkları kanlarda boğulan PKK’lı teröristler için de “hendek kazan arkadaşlar” sözü Kılıçdaroğlu ve CHP zihniyetinin geldiği noktayı göstermektedir.

KILIÇDAROĞLU DİKTATÖRLÜĞÜNÜN GELDİĞİ NOKTA

Referandum mağlubiyeti sonrasında parti yönetiminde DEĞİŞİM isteyen, geçmişte bakanlık yapmış CHP milletvekli Fikri Sağlar’a karşı, Kılıçdaroğlu’nun sar ettiği sözler, Kılıçdaroğlu’nun diktatörlüğünü ilan ettiği sözler olmuştur. Kılıçdaroğlu, Sağlar’ın DEĞİŞİM talebine karşı gelmiş ve parti içinde kimsenin değişim talebine sıcak bakmayacağını, “SESİNİ KİM YÜKSELTİRSE KULAĞINDAN TUTUP KAPI ÖNÜNE KOYACAĞINI” söylemiştir. Sosyal demokrasi dersi vermeyen, demokrasi nutukları atan CHP’lilerin bir tanesi bile Kılıçdaroğlu’na “KENDİNE GEL, SEN KİMSİN Kİ KULAKTAN TUTUP KAPI ÖNÜNE KOYARIM” diyorsun bile diyememiştir. Kendi içinde demokrasiden uzak dikta anlayışla yönetilen CHP’nin, bugün ülke yönetiminde değişim talebindeki samimiyetsizlik ciddi çelişkidir. Fikri Sağlar ki, yıllarını CHP çatısı altında geçirmiş, geçmişte Kültür Bakanlığı yapmış siyasi kariyeri olan, siyaset arenasında her kemsin saygı gösterdiği isimdir. Kılıçdaroğlu’nun diktatör zihniyetine teslim olmak zorunda kalan Sağlar’ın, partiden ihraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilmesi, parti içinde Kılıçdaroğlu’na “yapmayın etmeyin” diyenler sonrasında, CHP parti disiplin kurulları, Fikri Sağlar’ın SEÇİLME HAKKINI elinde almış, CHP’de Parti Meclisi Üyesi olmasını engellemiştir.

ADALETİN BATSIN KILIÇDAROĞLU

Refeandum yenilgisi sonrasında başta Fikri Sağlar’ın yükseltmeye başladığı sesler, parti tabanında da yansıma bulmaya başlayınca, Sağlar’ı diktatör zihniyetiyle sindiren Kılıçdaroğlu, taban tepkisini ortadan kaldırabilmek için bu defa da, kendi partisi içinde tesis etmediği demokrasi ve adaleti, sokaklara CHP’lileri dökerek aklınca, adalet aramaya başladı. Diktatör zihniyetine teslim olmuş CHP’liler de, vaktiyle Ekmeleddin İhsanoğlu için sandıklara nasıl tıpış tıpış gittilerse, bu defa da yollarda tıpış tıpış yürüyerek, parti içinde tesis edemedikleri adaleti, yollarda aramaya başladılar.

Oysa ki, Edremit ilçesinin aldığı oyun yarısını bile alamayan Diyarbakır teşkilatı, Balıkesir ilinin 3 katı kurultay delegesi çıkartan Diyarbakır gerçeği ile CHP adaleti çoktan sınıfta kalmıştı. Balıkesir 3 vekil çıkartarak meclise gönderirken, Düyarbakır teşkilatı muhtar bile seçtirememişti. Balıkesir’de CHP ilçe belediye başkanlıkları kazanırken, Diyarbakır’da CHP teşkilatı bırakın belediye kazanmayı, sokaklarda ismini bilen olmamasıyla dikkat çekiyordu. Ancak Kılıçdaroğlu diktatörlüğü Edremit’in yarısı kadar oy alamayan Diyarbakır teşkilatı gibi teşkilatlar sayesinde koltuğunda oturmayı mübah saymaya devam ediyordu. Çünkü Kılıçdaroğlu diktatörizmi bunu partiye demokrasi diye kabul ettirmişti.

Kısaca başlıklar altında CHP zihniyetinin Atatürkçülükten PKK HDP seviciliği noktasına mezhepçi anlayışla gelişini özetledim.

Her sene 2 temmuzda Madımak acıtasyonu ile etkinlik ve paneller düzenleyen Alevi Kültür Derneklerinin etkinliklerine, bu sene Temel Karamollaoğlu’nun davet edilmesini bekliyorum.

Edremit çocuğu olarak Edremit’i TBMM’de temsil etmek üzere CHP’den vekil adayı olan Ensar Aytekin’e soruyorum; 24 Haziran’a kadar Madımak’ta halka “gazanız mübarek olsun” dediği iddia edilen ile kucaklaş, 2 temmuz günü Madımak acıtasyonu yaparak magduriyet sergile. Hadi oradan be. Yakanların başı dedikleriyle kucaklaşıyorsa bir alevi, ne yanan yakılan umurundadır ne de memleket. Siyasi menfaatler uğruna geldikleri duruma gel de hayret et. Evet Ensar Aytekin bey, Kubilay’ın başını kesen derviş mehmeti masum ilan ederler, sen de bacak bacak üstüne oturmuş dinlersin de sesini çıkartamazsın, ama madımak acıtasyonunu dinler, alevi dostu olduğunu sergiler, madımakta yakanların başı olduğu iddia edilen ile siyasi menfaatler söz konusu olunca, tek kelime edemezsin. Edremit’i bu siyasi anlayışla mı temsil edeceksin? Demirtaş apo heykeli diksin diye mi selahattin demirtaşa özgürlük talep ediyorsunuz?

CHP’lilere de sesleniyorum; meclise taşımaya çalıştığınız HDP ve eşbaşkanının dikeceğini söylediği apo heykeli önünde sap gibi durmaya hazırmısınız? Mustafa Kemal’in Askerleriyiz diye sokakları inleten sizlere, it sürüleri diyen Sakık’a karşı neden sesiniz çıkamıyor? Kendilerine it sürüsü diyen Sakık’ın HDP’sini meclise taşımak için oy atarken ne kadar Atatürkçü hissedeceksiniz kendinizi?

Muharrem İnce teröristleri kazdıkları çukurlara gömen paşanın apoletlerini sökmekten bahsederken, terör örgütü elebaşısının heykelini dikeceklerini söyleyenlere özgürlük isteyerek, ne kadar Atatürkçü oluyorsunuz?

 

Atatürk’ü mezarında ters döndürmeyi göze alarak, ellerinde şehitlerimizin kanları olanlara şirinlik ederek mi devrimci olacağınızı düşünüyorsunuz?

 

Atatürk yaşıyor olsaydı eğer ya bu CHP yönetimini parti kapısından sokturmazdı, ya da bunlar Atatürk’ü partiye sokmazlardı. Bu zihniyet ile partinin başında Atatürk bile olsa seçim kazanamazdı.

 

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

111 222

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

DAHA SEÇİLMEDEN ARKADAN GEÇİRİP KAÇMAYA BAŞLADILAR

DAHA SEÇİLMEDEN ARKADAN GEÇİRİP KAÇMAYA BAŞLADILARMHP’den istifa ederek okyanus ötesinin kalemşör tetikçisi Emre Uslu’nun methiyelerine

GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?

GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?GERÇEKLERİ ÖĞRENDİKTEN SONRA YAPTIKLARINIZDAN UTANACAKMISINIZ..?   24 Haziran

RastgeleSeçilen İçerik

FACEBOOK'TA BİZİ BULUN