CORONAVIRUS VE TÜRK HALKI GERÇEĞİ

21.03.2020

Kişi Okumuş

0 Yorum

Dünyanın başına bela olan coronavirus ve Türk Halkı gerçeği hiç kimsede şaşkınlık yaratmasın.

Öyle süreçler yaşadık ki; dünya bu virüs belasıyla kırılıp, dünya ekonomisi resesyonlara girmeye hazırlanırken, bizler hala parklarda yaşlılarımızın oturmaması gerektiğini, umreden dönen hacılarımızın firar görüntülerini konuşuyoruz.

Yıllardır halkımıza genomlarıyla oynanmış gıdalar kendi para ve arzularıyla yedirilmekte. Gıda kodekslerine uygun hale getiriliş şekli kafası çalışan insanlarca asla anlaşılamasa da, bugüne kadar sağlık bakanlığında çalışan herkes nedense gıdalarla zehirlenmemize ses çıkarmamış, her türlü emilgatör ve katkı maddesini bizlere layık görmüştü.

TÜRK HALKI HER TÜRLÜ ZEHRE BAĞIŞIKLIK KAZANDI
Gıda kodeks yönetmeliklerine bir şekilde uydurularak uygun hale getirilen katkı maddeleri ve kimyyasallar ile normal damak tadına sahip bir insanın asla yemeyeceği bir çok ürün, bizlere yedirilen katkı maddeleri adı altındaki zehirlerle insanımızın yeme iradesine ipotek koydu. Nasıl mı?

Bugün çocuklarımızın cips, çikolata, dondurma gibi hazır paket ürünleri nasıl yeme arzusuna kapıldıklarını hepiniz görmektesiniz. Bugün itibariyle 40’lı yaşlara merdiven dayayan insanlarımız hatta 50’li yaşlar diyelim, bu zehirlere zaman içinde, küçük küçük dokunuşlarla alıştırıldı. Coronavirus bugün ülkemizde direk 60 yaş ve üstü insanlarımızı ve kronik rahatsızlıkları bulunan insanları hedef almakta. Neden? Çünkü bu nesil bugünün çocukları ve 50’li yaşlara merdiven dayayan insanlar gibi bu zehirlerin direk taarruzuna maruz kalmadı da ondan. Hepsi evlerde yapılan tereyağlarla beslendi. Margarinler veya içi zehir dolu çakma tereyağlarla değil. Eski nesil hani halk arasında sümüklü dondurma deriz ya, o sümüklü dondurmayı bile bulamazdı ama o sümüklü dondurma ile yetişti ama bizler ve çocuklar gibi içinde binbir çeşit zehir olan dondumalar ile yetişmedi.

Diyeceğim o ki; bugün coonavirus bu yüzden yaşlılar üzerinde ciddi ölüm riski taşımakta. Bizler her türlü zehre bağışıklık kazandığımız için olsa gerek, en fazla ağır nezle grip baş ağrısı yüksek ateş benzeri emarelerle atlatacağız.

Glikoz manyağına çevrildik ülkece. İçtiğimiz suya bile sözde ph değeri artırmak için katılan maddeleri düşünecek olursak, bizler kolay kolay can veremeyeceğiz. Aslında bizleri ve bizlerden sonraki nesilleri yavaş yavaş zehirleyek öldürmeyi ve de kontrol altına almayı hedefleyen emperyal dünyanın uşakları, bizleri zehirlerken farkında olmadan bağışıklık sistemimizin de gelişmesine neden oldular.

Vaktiyle E301 vs kodlarla üretilen bisküvi çikolata gibi ürünlerde katkı maddelerinin ne olduğunu rahatça anlardık. Şimdilerde ise kod yazma gereği bile duymuyorlar. tatlandırıcı, bilmem ne özü, vs saçmalığı sıradanlaştıyorlar. Bizlerin sermayelerini sömürmek ve tüketen toplum olmamızı istedikleri için yaptıkları hamlelerin bir de ilerleyen yıllarda sağlık sektörü harcamaları ile hep kendileri açısından kazanca dönüşümü hesaplanmıştı hem de milletimiz sağlıklı nesiller olarak gelişemeyecekti. Kısmen de ciddi oranda başarılı oldular.

Bugün gencecik erkek çocuklarında memeler çıkmaya başladı. Yaşam süresi uzuyo gibi görünürken yaşamın devam ettirilebilmesi için ciddi paralar harcanmaya başlandı. Size bir örnek verecek olursam; bundan 10-15 yıl önce ülkemizin sağlık harcaması 10 milyar dolar bile değilken bugün yapılan sağlık harcamaları 50 milyar dolarlara dayandı. Oysa biz 10-15 yılda 4-5 kat nüfusu artan ülke değiliz ki..!

40 günde tavuk olur mu civciv? Yedirirsen hormonlu yemi, hayvana 24 saati 72 saat olarak algılatır, bünyesini kimyasal bombardımana tutarak delirtirsen 40 günlük civciv ben kartalım bile der dili olsa.

Çinlilerin börtü böcek yemesini yadırgıyoruz ama salam sucuk sosis adı altında neler yediğinizi gerçekten araştırsanız, evinize bile sokmazsınız ama yemek zorunda kaldığınız neydüğü belirsiz sucuk salam sosislere katılan tatlandırıcı ile kaplanmış zehirler sayesinde, vitrinde gördüğünüz her sucuk salam sosisi beyniniz yeme güdüsü üretmekte. çünkü sizlere yedirilen bu ürünlere katılan maddeler direk beyincik merkezlerine bu mesajların verilmesi için yediklerinizin içine katılmakta.

Ne de güzel duruyor çerezcilerde, marketlerde, süpermarketler çkolatalar lokumlar, şekerlemeler değil mi? şeker hastalığı olanlar bile çaktırmadan bir kaç parça yemek için kaçamak yapmakta. Oysa hepsinde domuz ürünü katkı mı ararsınız, yoksa beyincik merkezini kontrol altına almakla görevli katkı maddesi adı altında zehir mi?

Vesselam öyle ya da böyle bunları bizlere yedirmekteler. Şahsen ben evime tavuk, sosis, salam gibi ürünler sokturmayarak kendi çağımda tedbir alıyorum. Sucuk konusunda da bölgemde evlerde yapılan, nasıl yapıldığını bildiğim sucuk bulursam alıyorum. Bildiğim kasap dışında hiç bir marketten et kıyma almam. Çikolata konusunda ben bile zaman zaman irade zafiyeti yaşıyorum. İşimiz çok zor. Bu zehirlere öyle alıştık ki bu müptezellik seviyesine gelen tutkularımızdan nasıl kurtulabiliriz ben de bilemiyorum.

Bunca zehirle yaşamaya alıştığımız dünyamızda coronavirus denen illete gelince. Gerçekleştirilen algı operasyonlarıyla estirilen panik toplumsal algı ayarlarını da bozdu attı. Coronavirus noktasında ben ve benim kuşağın kronik hastalığı olmayanları ile genç nesil muhtemelen tehlike yaşamadan atlatacağız. Başımız çatlayacak, ateşimiz yükselecek, pis öksüeceğiz ama atlatacağız. Asıl tehlike bir anda taşıyıcı konumuna geçerek yaşlılarımıza zarar verme tehlikemiz büyük. O yüzden yaşlılarımızı kalabalık alanlara çıkartmamak gerektiği gibi evlerimizde de yaşlılarımızın bizlerden virüsü kapmasını önlemeye çalışmalıyız. O yüzden evlerimizde steril ortamlar tesis etmeye çalışmalıyız. Gerekirse evimizde bir odayı karantina odasına çevirerek yaşlılarımızı koruma altına almalıyız.

Gelecek nesillerimiz olan evlatlarımızın da kimyasal bombardımanlardan korunması için radikal kararlar alarak, hazır paket gıdalardan çocuklarımızı uzak tutmak zorundayız.

Facebook Yorumları

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Devamını oku:
EDREMİT CHP’DEN 21’İNCİ GELENEKSEL KIR YEMEĞİ

Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Örgütü tarafından Zeytinli Çayı mesire alanında bu yıl 21’incisi düzenlenen Geleneksel Kır Yemeği’ne katılım yoğun...

YÖRSAN MAĞDURU ÜRETİCİMİZE SAHİP ÇIKIN İPE UN SERMEYİN

CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, YÖRSAN’ın konkordatosundan sonra Balıkesirli süt üreticisine sahip çıkan olmadığını söyledi. Akın, “Balıkesirli üreticimizin yaklaşık 33...

BALIKESİR’DE POLİS 1860 ARACI DENETLEDİ

Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri il genelinde eş zamanlı olarak trafik uygulaması yaptı.

EDİP AĞAMIZIN GÖRMEK İSTEMEDİKLERİ

Keşke diyorum keşke, Edip Ağamız okyanus ötesindekilere duyduğu sevgi ve saygının birazını Narlı Köylüsüne de duyabilseydi..!

ÖĞRETMENLERİMİZİN HAKKINI NE YAPARSAK YAPALIM ÖDEYEMEYİZ

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın, “Gelecek nesillerimizi, evlatlarımızı yetiştiren öğretmenlerin hakkını ne yaparsak yapalım ödeyemeyiz" dedi.

Kapat